Ve buna yakalanmamış pek az insan.
Sabah gözünü açar açmaz ilk önce onu düşünürsün…
Gece uykuya dalmadan en son onu düşünürsün…
Gün boyunca, dakika başı o gelir aklına.
Kalbin hızlı hızlı çarpmaya başlar…
Ondan başka her şey önemini yitirir…
Sadece onun yanında olmak istersin…
Aslında o imkansıza çok yakındır,ama söylemeden için rahat etmeyecektir.
Hayır diyebilme ihtimali bile bütün gücünü alıp götürüyor cesaret edemiyosun.
Aşıksan, özlersin…
Basbayağı hasret çekersin…
Sanki onu görmeden önce bir hayatın yokmuş gibi, sanki onunla doğmuşsun gibi, bundan sonra onsuz nefes alamayacakmışsın gibi hissedersin.
Aşıksan, sahiplenirsin…
Onu kendine, kendini ona çok yakıştırırsın…
Kaç aydır hep doğru zamanın gelmesini beklersin.
Belki o doğru zaman hiç gelmeyecektir.
Olsun yinede beklersin.
Beklersin, beklersin Sonra bi gün.
Sen Elini tutup yürüyeceğin günü hayal ederek gurur duyarsın…
Mutlu olursun.
Bütün dünyaya “o benim” diye haykırmak gelir içinden.
Aşıksan, kıskanırsın…
Senden başka kimseye bakmasın, sadece seninle ilgilensin istersin…
Ona yaklaşanlara düşman kesilirsin.
Aşıksan, kırılırsın…
Onun en ufak ters davranışında, en ufak ihmalinde dünya başına yıkılır…
Küsersin…
Sonra, ondan mahrum kaldığın için üzülürsün…
Kendine acırsın.
Aşıksan, aldanırsın…
Onun kusurlarını, zaaflarını görmezsin…
Birileri onu eleştirmeye kalkarsa dünyanın en ateşli avukatına dönüşürsün…
Mantıklı düşünemezsin…
Onunla birlikte olman imkansız olsa bile, senin için yanlış olsa bile, hayatına zarar verse bile, ondan hiç bi zaman vazgeçemezsin.
Aşıksan, korkarsın…
Onu kaybetmekten, onu mutlu edememekten ve daha birçok şeyden korkar, sık sık paniğe kapılırsın.
Aşıksan…
Eğer gerçekten aşıksan, mutlaka hata yaparsın.
Öyle kör, öyle sağır olmuşsundur ki…
Onu öyle yüceltmiş, öyle kusursuz bir yere konumlandırmışsındır ki…
Eninde sonunda büyü bozulur.
O seni hayatında istemez,senin hayal ettiğin herşeyden çok daha uzaktasındır.
Aslında boş bi hayal içinde kendini kandırmışsındır.
Bile bile lades.
Aşıksan, hayalkırıklığına uğrarsın…
Ya kandırılmış, aptal yerine konmuş…
Ya da değersiz hissedersin kendini…
O, senin sandığın gibi kusursuz değildir çünkü…
Kimse kusursuz olamaz çünkü…
Ve bununla yüzleşmek acı verir.
Çünkü sen ona kötü olan hiç bi şeyi yakıştırmazsın.
Paranoya krizleri de acının üzerine “ekstra” tuz biber ekebilir…
Yüreğin cayır cayır yanar, öfkelenirsin.
Ama yapacak hiç bi şey yoktur ve elinden hiç bi şey gelmez.
Öyle zayıf düşersin ki, aylardır içine attığın, söylemek istediğin ama suskun kalmak zorunda olduğun her şey birden hortlayıverir…
Aşıksan, Sende iz bırakan ne kadar kötü hatıra varsa bütün acıların ayaklanır…
Gelmişine geçmişine isyan edersin.
Evet…
Eğer gerçekten aşıksan, ondan nefret edebilirsin…
Hatta aşkın ne kadar büyükse, o kadar nefret edersin…
Ve tabii ki, intikam almak istersin.
Ama olabilir mi bilinmez,çünkü için el vermez ve yapamazsın.
Aşık bir insan, bütün bunları yapmak isteyebilir…
Sadece bir tek şeyi kesinlikle yapamaz:
GİDEMEZ...


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder